GENEL KÜLTÜR

12. BİN YILLIK TAPINAK GÖBEKLİTEPE

En Eski Arkeolojik Tapınak GÖBEKLİTEPE’ nin Bilinmeyen Geçmişi

Yer yüzünde bilinen en eski arkeolojik tapınaktır.Bu tapınak mısır piramitlerinden binlerce yıl önce yapılmıştır.Göbeklitepe Şanlıurfa’ nın 20 km kuzey doğusundaki Örencik köyü yakınlarında yaklaşık 300 metre çapında ve 15 metre yüksekliğinde geniş görüş açısına sahip konumdadır.Bu bölgede yaklaşık 20 tapınak tespit edilmiş, ve şuana kadar yalnızca 6 tapınak gün ışığına çıkarılmıştır.Bu tapınak 12. bin yıllıktır.

Taş devri zamanında bu tapınakların üzeri tamamen toprakla örtülmüştür.Tapınaklar tonlarca yüzlerce metreküp malzeme kullanılarak gömülmüştür.Bunun sonucunda da mükemmel bir şekilde korunmuştur.Göbekli tepede çakmak taşından yapılmış tonlarca alet vardır.Bu taş devri insanın kullandığı bir alettir.Çakmak taşı ile kireç taşını yontmak heykel ve kabartmalar yapmak kolaydır.Bu yöntemle taşları oymuşlardır.

Tapınak bir tane değil bir çok tapınak vardır.Yapılan kazılar ve jeomanyetik araştırmalar sonucu tapınak diye bileceğimiz en az 20 uygulama vardır.Yer altında gömülü olduğu tespit edilen en az 16 tapınak daha vardır.Her düzenin ortasında iki devasa dikilitaş, onları çevreleyen duvarlar ve duvarların içinde başka dikili taşlar vardır.Yani binadan ziyade taş dairelerdir bunlar.Bu heybetli taş dairelerin çatısı yok, bunlar çatısız açık hava tapınaklarıdır.

Tüm bu hikayenin merkez noktası T biçimindeki dikili taşlar, bu T biçimi insanı simgeliyor.Çünkü bazılarında kol ve parmak tasvirleri vardır.Bu taş daireler bu taş varlıkları bir araya getiriyor.

İkiside merkezde duruyor ve onları daha küçük olanlar çevreliyor.Bu taş varlıkların üzerinde çoğunlukla tekil hayvan ve soyut sembol oymalarına veya bunlardan meydana gelen sahnelere rastlanıyor.Taş varlıklar üzerindeki oymalar aracılığıyla kendileri hakkında bir hikaye anlatıyor gibiler.Bize ozamanın efsanelerini aktarıyorlar.Bilimsel olarak yazı değil , çünkü fonetik olarak ifadesi mümkün değildir.Gerçek yazı bizi lisana götürür ki, burada bize hikayeyi açıklayan bir takım semboller söz konusu olabilir.

Lisan veya fonetik terimlerden bağımsız olarak düşünce ve hikayeleri ifade ediyorlar.Göbekl tepede sembolik anlatım açısından şimdiye kadar bulunan en zengin tapınak olan D tapınağında çok önemli tasfirler vardır.D tapınağı 12 adet T ile yani sitrize edilmiş insanla çevrelenmiştir.12 sayısı mitoloji ve dinler tarihi açısından özel bir sayıdır.Bu T’ lerden 33 numaralı dikili taşın üzerindeki sembollere bakalım.

Bu dikili taşdaki motif sıralaması çok ilginç.Bu dikey sıralama dekorasyon olmanın ötesinde ve bize eski mısır hiyerogliflerini anımsatıyor.Bir yazı ile yüz yüze olmadığımız kesin, ama kısmende olsa anlaşılabilir semboller vardır.Burada bir yılan figürü ve H harfine benzeyen bir sembol vardır.Bu taşın üzerinde olağan dışı bir hayvan tasviri vardır.

Altı bacaklı bir böceğe benziyor ve böceğin gövdesi iyi resmedilmiştir.Alt kısmında üç tane yılan hemen yanında bir koyun veya keçi figürü ve hemen altında bir örümcek ve bu dizide yılan başları görünüyor.Gövdeleri ise dikili taşın yan yüzeyindedir.Dikili taşı sarıyor ve bu motif dizilisini çerçeveliyorlar. Dikili taşın güney doğu yüzünde ise turna motifleri vardır.

Güney tapınağında ve diğer tapınaklarda da turna motifleri görünüyor.Turna kuşunun sembolik birde önemli bir yeri vardır.Antik mısırda her neslin öğretisini simgeleyen turna japonyada geleneksel dans tiyatrosunda da görünüyor.

Göbekli tepe çember şeklinde 10 ile 20 metre arasında değişen dairesel alanlardan oluşmaktadır.Her dairesel alan tapınak kabul edildi.Bunlara A – B – C – D – E – F – G – ve H tapınağı olarak isimler verildi.

Göbekli tepe doğal olarak oluşmuş bir tepe değildir.Kireç taşından oluşan insan eliyle yapılmıştır, devasa bir tepedir.Çünkü tapınağı yapan insanlar tarafından yine büyük bir iş gücüyle henüz bilinmeyen bir sebebden dolayı toprakla üstü kapatılmıştır.

 

 

Etiketler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Kapalı