Genel Kültür

Büyük Veba Salgını ( Kara Ölüm )

Büyük Veba Salgını, KARA ÖLÜM olarak da bilinir. 1347-51 arasında Avrupa’da büyük yıkıma yol açan veba salgını. Bilinen bütün büyük salgınlardan ve savaşlardan daha fazla can alan bu salgında, hıyarcıklı veba ve akciğer vebasının birlikte görüldüğü sanılmaktadır.Çin ve İç Asya’da başlayan veba, 1347’de Kırım’da bir Ceneviz ticaret merkezini ku şatan Kıpçak ordusunun, vebalı cesetleri mancınıkla kentin içine atmasıyla Avrupa’ya taşındı.

Akdeniz limanlarından yayılan salgın hastalık, 1347’de Sicilya’yı; 1348’de İtalya, İspanya, İngiltere ve Fransa’yı; 1349’da Avusturya, Macaristan, Isviçre,Almanya ve Felemenk ülkelerini; 1350’de de İskandinavya ve Baltık ülkelerini etkisi altına aldı. Salgin 1361-63, 1369-71, 1374-75,1390 ve 1400’de yeniden baş gösterdi.

Milano dükalığı, Flandre ve Bearn gibi bölgeler salgını daha hafif atlatırken, Toscana, Aragon, Katalonya, Languedoc ve daha başka bölgeler büyük yıkıma uğradı. Bulaşma tehlikesinin fazla olduğu kentler, kırsal alanlara göre salgından daha çok etkilendiler ve kentlerin içinde de en çok manastırlar kurban verdi.

Salgından ünlü ve güçlü kişiler de kurtulamadı. Vebadan ölen soylular arasında Aragon kralı IV. Pedro’nun karısı Kraliçe Leanor, Kastilya kralı XI. Alfonso’nun oğluyla evlenmeye giderken Bordeaux’da ölen Ingiltere kralı II. Edward’ın kızı Joanda vardı. İki Canterbury baş piskoposu artarda öldü. Şair Petrarca yalnızca pek çok şiirinin esin kaynağı Laura’yı değil, koruyucusu Giovanni Colonna’yı da salgında yitirdi.

Avignon’daki papalik sarayının dörtte biri vebaya yenik düştü. Bazı yerlerde aile ya da topluluklar tümüyle yok oldu. Dönemin arşivleri, ölüm oranının bölgelere göre nüfusun sekizde biri ile üçte ikisi arasında değiştiğini göstermektedir. Avrupa nüfusunun yaklaşık üçte birinin salgında öldüğünü belirten Fransız vakanüvis Jean Froissart’ın
saptaması gerçeğe yakın olarak kabul edilebilir.

Salgın yaşamın her alanını etkiledi.Salgın sonucu nüfusun azalması ve iş gücü açığı, kırsal alanlarda zaten başlamakta olan ekonomik değişimi hızlandırdı; ücretliemek yaygınlaştı ve katı toplumsal tabakalaşma bir ölçüde yumuşadı. Psikolojik çöküntü sanatı da etkiledi. Dinsel alanda çeşitli abartılı mistisizm türleri ortaya çıkarken, eğitim görmüş din adamlarının çoğunu salgında yitiren kilise düşünsel alandaki canlılığını önemli ölçüde yitirdi.

Etiketler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Kapalı
Kapalı