GENEL KÜLTÜR

İSTANBUL KAPALI ÇARŞININ GEÇMİŞİ

İstanbul Kapalı Çarşı Geçmişi

Fatih Sultan Mehmet İstanbulu aldıkdan sonra, şehir dahilinde çarşılar, dükkanlar, hanlar, hamamlar ve camiler yapılmasını emretmiştir.

Başlarda Ayasofya’ ya gelir sağlamak amacıyla kumaş satılmak için kurulan, sonrasında ise kıymetli eşyaların alım satımına başlamıştır.

Günümüzün kapalı çarşısına o zamanlar bedesten denilmiştir.

Fatih’ in eski sarayın yanına yaptırdığı ilk bedesten sonraları eski bedesten ardında iç bedesten ve son olarak da cevahir bedesten olarak anılmaya başlamıştır.

Takip eden yıllarda ise oğlu II.Mehmet’ in yaptırdığı 2. bedestenin ismi ise bir tarafı pamuk bir tarafı ipekle dokunan ve sandal kumaşı diye anılan özel bir kumaş dan dolayı sandal bedesteni olarak adlandırılmıştır.

Dönemin eski zenginleri ,gezginleri ve tüccarları son derece nadir mücevherlerini, değerli altın yada gümüş eşyalarını bu bedestenler deki kasalarda küçük bir ücret karşılığı saklarlardı.

Yani burası bir nevi dünyanın ilk bankasıydı.

Mimarisi ile Osmanlının klasik yaşam alışkanlıklarıyla bire bir örtüşür.

Buradaki esnaf şehrin en zengini sayılırdı.

Bankaların açılmasıyla bedesteler deki bankacılık hizmeti zamanla son bulmuştur.

Doğudan gelen güzel halılar ve kumaşlar açık arttırma usülü ile satışa çıkmaya başlamıştır.

Kapalı çarşı yıllar içerisinde bir çok yangın ve deprem atlatmıştır.

Her defasında tamir edilmiştir.

Yapılan en büyük iki restorasyon 1894′ deki büyük İstanbul depremi ve 1954′ deki büyük kapalı çarşı yangınıdır.

 

Etiketler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Kapalı